ressamlar
facebook
twitter
pinterest
google plus
google plus
google plus

Ünlü Ressamlar

Gustave Courbet Hayatı

Gustave Courbet, 10 Ocak 1818’de Doups ve Jura dağları arasındaki Ornans’ta dünyaya geldi. Ailesi demokrat ve Jakoben geleneklerine bağlı bir çiftçi ailesiydi. Courbet’nin gençliği politik ve sosyal olaylar arasında geçti. Bu arada birçok grevler yapıldı ve 1833 yılı yasakları kondu (1831 yılında Lyon şehrinde ‘canuts’ların meşhur ayaklanmaları oldu).

Courbet ve ailesinin yaşadığı Franca Contea bölgesi, bu olayların başlıca merkezlerinden biri idi. İlk öğrenimini Ornans Semineri’nde yapan Courbet, isyankar ve disiplinsiz bir öğrenciydi; fakat resme olan eğilimi yavaş yavaş belirmeye başlamıştı.

1837 yılında Besançon’daki Royal Koleji’ne yazıldı. Dersleri pek parlak gitmeyen Courbet’nin disiplin durumu da iyi değildi. Bu dönemde, geleceğin yazarı Max Buchon’la dostluk kurdu ve 1838 yılında Buchon’un «Essais Poétiques» adlı eseri için bazı litografi çalışmaları yaptı.

Aynı yıl hukuk öğrenimi için Paris’e giden Courbet bu arada ünlü ressam David’in öğrencilerinden Flajoulot’nun resim derslerine devam etti; heyecanlı bir klasik resim taraflısı olan Flajoulot’nun öğütlerini dinlemedi, romantiklerin tarafını tuttu.

Bir süre sonra konuları tarihten alınmış tablolar yapan Steuben’in öğrencisi oldu. Daha sonra «Tavşan Baba» diye anılan Desprez’in yanında çalışarak «İsviçre Akademisi»ne yazıldı.

Kendi zevki için Fontainebleau Ormanı ve Ornans’da peyzajlar yapmaya, sık sık gittiği Louvre Müzesi’nde büyük resim ustalarının eserlerini kopya etmeye başladı. 1841 yılında resmi sergilere katılmaya başladı; 1844 Resmi Sergisi’nde «Siyah Köpekli Portre»si sergilendi.

1847’lerde yaptığı teknik ve konu bakımından akademik resimden farklı olan tabloları tutulmadı. Genç sanatçı, Hollanda ve İngiltere’ye yaptığı birçok seyahatten sonra 1848 yılında temelli Paris’e yerleşti. Başta Courbet ve yazar Champfleury olmak üzere Baudelaire, Proudhon, Murger, yazar Duranty (1856 da «Le Réalisme» gazetesini kurdu), yorumcu Castagnary, şarkıcı Pierre Dupont ve Mathieu, ressam Bonvin ve çekimser ressam Corot gibi tanınmış isimlerden oluşan bir grup, 1850 yılından itibaren Courbet’nin atölyesine birkaç metre uzakta Andler Pastahanesinde toplanarak Realizmin yeni ekolü hakkında tartışıyorlardı.

1849 yılında «Omans’da Bir Yemek Sonrası» adlı eseriyle altın madalya ödülünü kazandı ve 19’uncu yüzyıl Fransa eyaletleri yaşayışını dile getiren büyük ressam olarak ün yaptı.

Courbet, 1855’de gerçekçi akımın lideri olarak kabul edildi. 1870’de Fransız Hükümeti’nin Daumier ve Courbet’ye vermek istediği Légion d’Honneur nişanını her iki sanatçı da cumhuriyetçi oldukları için reddettiler.

1855 yılında Milletlerarası Sergi’nin jürisi, sanatçının onbir tablosunu seçti; «Ornans’da Bir Cenaze Töreni» ve «Atölye» gibi büyük ve ünlü kompozisyonları sergiye katılmayarak arkadaşı, Bruyas’nın da yardımıyla kendi eserlerinden oluşan özel bir sergi açtı.

Courbet, bundan önce de Dijon, Besançon, Le Havre, Marsilya, Bordeaux’da da böyle özel sergiler açmıştı. Fakat o güne kadar hiçbir ressam Paris’te sırf kendi tablolarından oluşan bir sergi düzenlemiş değildi. Bu nedenle Courbet’nin sergisi Paris için bir yenilik oldu.

Bu özel sergisinde tablolarını sergilerken yayımladığı katalogda canlı sanat yapmak isteğini de açıkladı. Gerçekçilik adına gösterdiği bu direnişten sonra, Courbet, halkın beğenisine boyun eğmeye başladı ve doğadan aldığı konuları işlemeyi tercih ederek, gerçekçilikten doğacılık diyebileceğimiz bir tarza geçti. Sanatçı, bu dönemde çok sayıda av manzaraları, deniz, çıplak kadın konulu eserler meydana getirdi.

1867’de düzenlediği ikinci özel sergisi birinciden de büyüktü. Courbet, bundan sonraki dönemde politikayla uğraşarak bazı siyasal olaylara katıldı. 1870 yılında Fransız-Alman Savaşı sırasında Louvre Müzesi’ndeki eserleri saymakla görevli Müzeler Komisyonuna üye seçildi. İmparatorun heykelini taşıyan Vendôme Sütununun Invalides’e taşınmasını teklif etti. Sütun yıkıldıktan sonra yeni kurulan hükümetin teşebbüsüyle yargılanan Courbet, altı ay hapis cezasına çarptırıldı (1871). Altı ay sonra hapisten çıkan sanatçı, 1874 yılında Vendôme Sütununun yeniden yapılmasına engel olduğu gerekçesiyle bu defa tazminat ödemeye mahkum edildi. Varlığı elinden alındı; Hautefeuille Sokağı’ndaki atölyesinde bulunan bütün eserleri bir mezatta satıldı.

Courbet, daha sonra İsviçre’ye kaçarak, Vevey yakınlarında La-Tourde-Perlz’e sığındı. Bu arada çok sevdiği kız kardeşi Zélie ve çocuğunun ölümü Courbet’nin morali ve sağlığı üzerinde büyük etki yarattı.

Çağdaş Fransız resmini etkileyen sanatçıların başında yer alan Gustave Courbet, amansız bir siroz hastalığına tutularak 31 Aralık 1877 de hayata gözlerini kapadı.