ressamlar
facebook
twitter
pinterest
google plus
google plus
google plus

Ünlü Ressamlar

İlya Efimoviç Repin Hayatı

İlya Efimoviç Repin, 19’uncu yüzyılın ikinci yansıyla 20’nci yüzyılın ilk yarısının en büyük Rus sanatçısıdır. Repin, 24 Haziran 1844’de Ukrayna’da Harkov yakınlarında küçük Cuguev kasabasında dünyaya geldi. Repin’in resime olan tutkusu daha çok küçük yaştayken gelişti. İlk resim derslerini, Cuguev ve çevresi kiliselerini ikon tarzı eserleriyle dekore eden, bölgenin zanaatçılarından aldı.

Bir süre sonra genç Repin, bu ikonografi yapanların kurdukları cemiyetlerden birine üye oldu. Genç yaşına rağmen en sözü geçen, değerli üyelerden biri oldu.

Repin, gerçek bir ressam olma hevesindeydi. Bu arzusunu gerçekleştirmek için tek olasılık, Petersburg’a gidip İmparatorluk Güzel Sanatlar Akademisine girmekti. Bunun için para biriktirerek, baba evini terketmeye karar verdi.

Altmış yılları, tarihe sosyal olaylarla dolu günler olarak geçmiştir. Özellikle 1861’de toprak köleliğinin kaldırılışı, ülkede demokratik alanda birçok değişikliğe yol açtı. Bu yeni fikirler, İmparatorluk Güzel Sanatlar Akademisine de girerek, kuvvetli bir yer elde etti.

Genç Efimoviç Repin’in Petersburg’a geldiği 1863 yılında bir grup öğrenci öğretim metodlarını ve Akademi yasalarını protesto etmek amacıyla Akademiyi terk etti. Başlarında meşhur ressam ve sosyal eylemci I.N. Kramskoj bulunan genç sanatçılar, ideolojik ve materyal bağımsızlığını elde etmek için Güzel Sanatlar Akademisine karşı mücadele ederek Sanatsal Korporasyonu kurdular.

Altmış yıllarının sosyal olayları, zalim çarpışmaları, realistik akımı savunanlar ile Akademililer arasındaki mücadele genç Efimoviç’in fikirlerini ve düşüncelerini etkiledi. Güzel Sanatlar Akademisine girdi; fakat, gerçek hocası Kramskoj oldu.

Dahi bir sanatçı anlayışına sahip olan İlya Efimoviç Repin, Akademinin istediği gibi bir ressam oldu. Mezuniyeti için geleneksel dini bir konudan esinlenerek «Giairo’nun Kızının Hayata Dönüşü» adlı eserini yaptı. Sanatçı, bu eserinde dünya resim sanatının büyük örneklerine yönelişini belirtmekteydi. Özellikle Rembrandt‘a duyduğu yakınlık, Repin’in tüm yaratıcılık yaşamını büyüledi.

Repin’in bu tablosu, büyük bir altın madalya kazandı. Böylelikle Repin, Güzel Sanatlar Akademisinin verdiği burs sayesinde yabancı ülkeleri ziyaret etme olanağını elde etti. Fakat sanatçının bu dönemdeki yaşamında meydana gelen en önemli olay, «Volga Yedekçileri» adlı bir başka eserini yaratmasıdır. Bu eserin Repin’in akademik çalışmaları ile hiçbir ilgisi yoktur. Sanatçı, tamamiyle kendine özgü bağımsız görüşlerle bu tabloyu meydana getirmişti.

«Volga Yedekçileri», Repin’i Rus resim sanatının baş ressamlarından biri yüzeyine getirdi ve 1873 Viyana Evrensel Sergisinde yaratıcısına büyük bir basan kazandırdı.

1872 yılında Repin, çocukluğundan beri tanıdığı bir arkadaşının onyedi yaşındaki kız kardeşi Vera Alekseevna Sevzova ile evlendi. Repin, 1873 Mayısında genç karısı ve küçük kızı Vera’yı da yanına alarak dış ülkelere ilk seyahatini yaptı. Bu burslu seyahatin gerçek amacı, Avrupa’nın gelmiş geçmiş ve çağdaş büyük eserlerini tanımak ve aynı zamanda büyük bir tablo yaratmaktı. Viyana Evrensel Sergisini ziyaret eden Repin, daha sonra İtalyan şehirlerini gezdi.

1876 Ekiminde Paris’e giderek, orada üç yıl kaldı. Bu arada her yaz Normandiya’daki Vieul köyüne giderek çalıştı. Paris gezisi, sanatçının son fikirleri üzerinde birçok yeni izlenimler yarattı. Çağdaş batı sanatını tanıyan Efimoviç Repin, Manet ve diğer izlenimcilerin eserlerini gördü; «enplein-air» (açık havada) tarzında verdiği eserlerinde büyük aşamalar yaptı.

Bununla beraber Repin, genel olarak bu seyahatten memnun kalmamıştı. Paris’te yaptığı «Deniz Kralının Ziyaretçisi Sadko» ve «Paris Kahvesi» gibi tabloları onu tatmin etmedi. Kendine karşı olan güvenini kaybetmişti. Bu güveni ve yaratıcılık gücünü yeniden bulacağını ümit ederek vatanına döndü. Sanatçının toprağa duyduğu hasret son derece kuvvetliydi. Başkente dönüşünde bir süre tenha bir yerde yaşamayı arzu etti ve Cuguev’e çekilerek bütün bir yılını orada geçirdi.

Cuguev’de geçirilen bu bir yılın büyük faydası oldu. Ressam, Cuguev’de kaldığı sürede en büyük eserini: «Kursk’ta Zuhur Ayini»ni meydana getirdi.

1877 yılı sonunda Moskova’ya gitti ve sanatının en olgun dönemine girdi. Bu arada, sanatta realizim ilkelerini getiren Rus ressamlarının kurduğu «Gezici Sergiler Cemiyeti»ne üye oldu. Bu yıllarda M.P. Musorgskij, aktris P.A. Strepetova, operatör N.I. Pirogov gibi kişilerin portrelerini yapan Repin, başarılı eserler yarattı. 1883’de «Kursk’ta Zuhur Ayini» adlı eseri sergilendi.

Binsekizyüzdoksan yılları, sanatçının yaşamının en dolu olduğu yıllarıdır. Bu dönemde güncel konulu eserler meydana getiren İliya Efimoviç Repin, ideal estetik anlayışında ve yeni değerlerde araştırmalar, denemeler yaptı. Eski ustaların geleneğini benimseyerek, derin bir ilgiyle geçmiş yılların sanatına yöneldi. Bu arada resim hocalığı yapmaya başladı.

İlya Efimoviç Repin, 1900 yılında Petersburg’dan çok uzakta olmayan Kuokkala adında bir köye yerleşti. İkinci karısı yazar N.B. Nordman-Severova’nm Villasında atölyesini kurdu. Sanatçının bu dönemde meydana getirdiği en önemli eserler; bir grup portresi olan «Devlet Konseyinin Oturumu» ve bu eser için yaptığı ön çalışmalardır. Repin, yaşamının sonuna dek «Penati» diye anılan karısının villasından ayrılmadı..

Devrim hareketleri ve Birinci Dünya Savaşı, (Efimoviç Repin’i vatanından ayırdı: Kuokkala, Finlandiya topraklarına katıldı. Hasta ve yaşlı ressam, Sovyet Rusya ile olan ilgisini kesmedi; kendisini ziyarete gelen Sovyet ressamlarını sevinçle kabul etti..

Realizm ekolünün büyük Rus ressamı İlya Efimoviç Repin, 29 Eylül 1930’da 86 yaşındayken hayata gözlerini yumdu.