ressamlar
facebook
twitter
pinterest
google plus
google plus
google plus

Ünlü Ressamlar

Joshua Reynolds Hayatı

Onsekizinci yüzyıl İngiltere’sinin en önemli portre ressamı olarak tanınan ve Kraliyet Akademisi Başkanı olan Sir Joshua Reynolds, 16 Temmuz 1723 tarihinde Devonshire’ın Plymton kasabasında doğdu. Latince öğretmeni olan rahip Samuel Reynolds’un yedi çocuğundan üçüncüsüydü.

Küçük yaşta resimle ilgilenerek 1740’da Londra’ya gitti. Orada zamanın en tanınmış ressamı Thomas Hudson’un yanma girerek dört yıl çalıştı.

1743’de Devon’a döndü ve bir yıl kadar orada kalarak ustasının etkisinde, basit tablolar yaptı. Daha sonra vaktini Londra ile Devonshire arasında gidip gelerek geçirdi. Yaptığı tablolar giderek kişisel bir stil kazanmaya başladı.

1749 yılında Augustus Keppel’in misafiri olarak İtalya’ya yaptığı bir yolculuk sırasında, bir kaza geçirerek, dudağı yarıldı, bu yüzden Minorca’da 5 ay kadar kalmak zorunda kaldı. Böylece Roma’ya ancak 1750 yılı başında ulaştı. 1752’de İtalya’nın Floransa, Parma, Bologna, Venedik gibi birçok şehrini gezerek, İtalyan sanatı hakkındaki bilincini güçlendirdi.

1753’de Londra’ya döndü; Great Newport Caddesi’ne yerleşti. Ünü büyüdü, yılda ortalama 150 kişinin portre yaptırma talebiyle karşılaştı.

Fiyatlarını son derece yüksek tuttu, (bir tek portresi için 1753’de oniki Ghine isterken 1782’de 50 Ghinne alıyordu. Tam bir portre için ise 200 ghinee alıyordu.) Ekonomik yönü, sanat başarısıyla aynı ölçüde güçlendi. Michelangelo, Raffaello ve Tiziano’yu örnek alarak, onların izlerinde yürümesi, büyük övgülere sebep oldu. Eserleri 1760 yılından sonra sergilenmeye başladı.

1768’de açılan (Royal Academy) Kraliyet Akademisi’nin ilk müdürü oldu. 1781’de Hollanda’ya yaptığı geziden, Rubens’in büyük etkileriyle döndü; bu etkiler tablolarına da açıkça yansımaya başladı.

Yaptığı tabloları daima yüksek fiyatlarla satıyordu. Siparişler için istediği ücret, ise astronomik idi; Gainsborough’un istediği ücretin iki mislini rahatlıkla alabiliyordu. 1786’da Rusya İmparatoriçesi Katerina’dan oğlunun bir portresi için 1500 Ghinee aldı. Ayrıca kendisine altın bir tabaka hediye edildi.

Sosyal yaşamına daima büyük önem verdi. Kraliyet Akademisi Müdürü görevinin yanısıra çeşitli sosyal müesseselerle ilişki kurdu. Bu arada, edebiyatçı Johnson’a fikirlerini daha iyi yapabilmesi için «Edebiyatçılar Kulübü»nü kurdu. Entellektüellerden David Garrich, Oliver Goldsmith, Burke gibi şöhretlerle arkadaş oldu.

Hayatının son senelerine doğru, kulakları ağır işitmeye ve gözleri az görmeye başladı, bu yüzden sipariş kabul etmedi. 1790 yılı Aralık ayında Kraliyet Akademisi’nde son konuşmasını yaptı. 23 Şubat 1792 yılında Londra’da öldü; düzenlenen cenaze töreni muhteşem oldu.

Reynolds, seçtiği modelin yaşı, cinsiyeti, sosyal durumuna göre değişen teknikler uygulamıştır. Bu yüzden süreli arayış ve uğraşların neticesinde de İngiliz resim sanatında 30 yıla yakın bir saltanat sürmüştür. Daima gelenek ve törelere bağlı olarak çalışmış, portrelerine bu görüşünü uygulamıştır. İtalya, daima resim ve heykel sanatının kaynağı olarak kabul edildiği için, İngiltere’de, portreciliğin önem kazanması, Reynolds’un portreleri, ayrıntı yönünden sınırlıdır. Çizdiği kadınlar çok çekingen ve utangaç, çocuklar son derece duygusaldır. Eserlerini «dolaylı» olmaktan, ressamın üstün kontrol gücü kurtarmıştır. Teknik yönden güçlü değildir. Eserlerinden birçoğunun boyaları solmuş, çatlamış ve kabararak dökülmüştür, çünkü Reynolds müşterilerine görkemli eserler sunmak amacıyla, çeşitli yollar denemekten kaçınmamıştır. Bunların yanısıra, onun en kuvvetli yönü, tipik görüntüleri büyük ustalıkla canlandırması olmuştur. Eserleri, teknik yönden yeterli olmadıkları halde bile, modellerin duyarlı ve çekici yanlarını, ait oldukları toplumu gereğince belgeleyecek şekilde canlandırmayı başarmıştır.